Le fer, le paradi et l’arbre de Judée

Bahar geldi

Kahretsin

Kopuyor yüreğimin kıyameti

Bütün putlar devrildi

Çiçek açıyorum zalimce

Oysa ben yıllar önce ölmemiş miydim

Kara kış denilen bir mezara gömülmemiş miydim

İnsanlar, karanlığın zebanileri

Umutların katili

Çiçeklerimi tek tek koparmamışlar mıydı?

Dallarımı ateşe verip yakmamışlar mıydı?

Arkadaşılarım yasemin, gül, çınar arkamdan ağlamamışlar mıydı?

Sessizce yapraklarını dökmüştü gül acımasız yok oluşumun ardından

Kaç yıl geçmişti…

Yıllar yesemin kokusu eşliğinde başladı ve bitti

Yanmış dallarım karlarla kaplandı

Güneşle kurudu

İnsanlar, yaratılmış şeytanlar

Üstümden geçtiler.

Ve bir bahar sabahı

Küllerimden yine doğuyorum

Halbuki ben ölmemiş miydim?

Ölümden sonra hayat var mıydı?

Tanrım! yaşıyor muydum hala?

Zalim mevsimler tekrar beni doğuşa hazılamak için bir ıslatmış bir ısıtmıştı

Dallarım ne ara filizlenmişti

50 santim ya varım ya yokum,

Gövdemden hariç 7 dalım var

7 göğü simgeliyorum adeta

Ben bir erguvandım ölmeden önce

Çiçek açıyorum zalimce

Gül yapraklarını savurarak zalimlerin dünyayı terk ettiğini söylüyor

Tanrı’nın onları taşa çevirip hareketsiz kıldığını anlatıyor

Kötülüklerinden o da yorulmuş yaseminin söylediğine göre

Ateşte eritmiş kötülerin bedenini diyor çınar ağacı

Cehennemin dibi taşlarla dolmuş

Tanrı bile inanamamış erimiş bedenlerin arasından bu taşların nereden geldiğini

Yaradan hüzüne boğmuş bütün benliğini

Yarattığı insanların kötü kalplerini cehennemin dahi eritemediğini fark edince

Dünya’ya göndermiş zalimlerin kalplerini

Yalancıların, sahtekarların, riyakarların

Dönüşmesin başka hiçbir yaratılmışın kalbi taşa diye

İnsanlar korkmuş çınar ağacının dediğine göre

Bir gecede kaybolan yakınlarının suretlerini taşlarda görünce

Kimi karısını, kimi evladını görmüş bir taşın üstünde

İnsanlık kendi eliyle kazandıklarına canlı canlı şahitlik etmiş

Kimileri tanrıyı suçlamış, bu bir vahşettir demiş

Kimileri de anlamış ki o insanlar dünyanın şeytanlarıymış

Kötülüğün de iyiliğin de yaratıcısının kendileri olduğunu anlamışlar

Tanrı’nın ne olmak isterlerse onu olmalarına izin verdiğini

Hemen kalplerine dönmüşler

Sevgiyle doldurmuşlar içini

Bir kediyi sevip, bir çiçeğin önünde saygıyla eğilmişler

Denize selam verip, gökyüzünden af dilemişler

İnsanlar anlamış bütün yaratılmışın eşit olduğunu

Ve bunun müjdesi olarak tanrı ölmüş bedenime can vermiş

Zalimlik gidince zalimlerin öldürdükleri hayat bulmuş

Ben bir erguvanım 50 santim boyunda

Çiçek açıyorum bir bahar sabahı

Tanrım!

İzin ver yapraklarımı savurayım

Cehennemden gelen bu taşları bir toza çevireyim iyilikle

Gökler açıldı

Tanrı erguvana baktı, gülümsedi

Savurdu erguvan yapraklarını

Cennet kapıları açıldı

Dünya ile gök birbirine karıştı

İnsanlık daha sonrasında hiç anlayamadı dünya mı cennete dönüştü

Yoksa cennet mi dünyaya

Erguvan ise bilgeydi aslında

‘’Cennet de cehennem de kalplerdedir aslında’’

Diye fısıldadı yasemine

Yorum bırakın