Özlem hırkasını giydi
Dışarda yağmur yağıyor
-Çok uzun zamandır bekliyorum. Halbuki yola çıkalı baya oldu
Ahşap zeminin kokusu, hırkanın yünü…
-Hava gittikçe daha da soğuyor. Bu kış daha sert geçecek belli
Rüzgar, pencerelerin arasından ıslık çalarak giriyor
Güneşli günlerin altında deniz rengi gözlerinle gökyüzüne bakmaya çalışırken sen de ıslık çalardın
Sonra gözlerindeki deniz güneşin yaktığı ekinlere yönelirdi
Her seferinde ‘Denizin suyu tuzlu olur gözlerini ekinlerden çek yoksa verim alamayız’ diyerek seninle uğraşırdım
Bakışlarını bana çevirerek ‘Benim gözlerim yakmasa da güneş yakıyor zaten’ derdin
O berrak denizin içindeyim
Deniz sıcak, yaz bitiyor olmalı
Mutluyum
-Artık bana bakmayı bırak! Bütün kıyafetlerim ıslandı!
Bakışlarını kısarak daha dikkatlice bakıyorsun
Dalga beni içine alıyor
Ayaklarım yumuşak kumlara değiyor
Gülümsüyorum
Denizden çıkıyorum
Güneşin altında uykuya dalmışsın
Saçlarını bir şapkayla örtüyorum
Güneş uzaklaşıyor
Bu sene ekinler yeşil
‘Artık mevsimler değişti’ diyorlar
Ama denizin suyunun gittikçe azalmasına kimse bir açıklama getiremiyor
Kıyıya vurmuş deniz kabukları yüreğime batıyor
Bazen birini alıp kulağıma dayıyorum
Hırkam hep üstümde
Özlemin yükü ağır
Koyun yününden dokumuşlar o yüzden olsa gerek
Gözlerim nedense hep yaşlı
Hava tahminlerine göre beklenmedik bir durum olmazsa artık hep yağmur yağacakmış
Beklemedik durum…
Belli ki gelmenden umutlarını kesmişler
Pencere camına vuran yağmur
Camın önündeki deniz kokusu sinmiş koltukta uyuyorum
Camdan içeri sızan güneş
Denizden yükselen dalga sesi
Ekinler kuruyor
Deniz kabukları evlerine dönmüş
Uyanıyorum…
Cok naif beni uzaklara goturen bir yazi.devamini sabirsizlikla bekliyorum
BeğenLiked by 1 kişi
Yazı ve müzik öyle güzel eşlik etti ki şuanki tren yolculuğuma.Gözüm nemlendi hafiften.O kırılgan duyguyu beklentilerle özlemi çok iyi geçirmişsin.Harika
BeğenLiked by 1 kişi